Ne Kadar Demokratız?
Demokrasi deyince çoğulcu, her yurttaşın eşit haklara sahip olduğu bir organizasyon -bir devlet yönetimi geliyor insanın aklına. Peki bizim parlementomuz ve içerisinde milleti temsil eden vekillerimiz (milletvekilleri) ne kadar? demokrat. Hergün altından üstünden dem vurulan Türkiye'nin çimentosu olarak görünen demokrasimiz aslında yönetimde ne kadar? yer veriliyor. Bunu açıklamak lazım. AB sürecini iktidara gelmeden önce öteleyen Tayyip Efendi bugün o birliğe girmemiz için elinden geleni yapıyor. Kendi yaptığı açıklamalardan slayt şovlar yapılırken başka sosyal demokrat ve diğer kesimlerin yaptığı açıklamalar başbakana saçma geliyor. Hem demokrasinin tam anlamıyla işlevselleşmesini, hemde benim sözüm geçsin mantığını güden bir zihniyet var ortada. Bunun adı demokrasi değil. Oligarşidir. Mutlak krallıktır. Kısacası 1924'te Atatürk İnkılaplarıyla kaldırılan halifeliğe dönüş çabalarıdır. Bunun birçok örneği sergileniyor 2002 seçimlerinden bu yana. Yerel seçimlerde AKP'den parti adaylarına destek için-başka partilerin kalesi olarak gördüğü Van ve Diyarbekir ziyaretlerinden tutunda. Fettulah Gülen'e beraat kararlarına. Erbakan'ın kayıp trilyon cezasını rahat rahat çekmesi için hafifletilmesine. Şaban Dişli'ye medya önüne serilen yolsuzluklara. TCK 301.lere varan bir dönem AKP dönemi. Bu buzdağının görünen yüzü. Buzdağının altını kurcalayacak güç olsa- ya da oluşumuna izin verilse halifeliğe özenen AKP'de kim bilir? daha ne yolsuzluklar, ne deniz fenerlerine ulaşılacak. Hatta Türkiye'de karapara trafiğinin nasıl işlediği, kimlerin yönettiği bile ortaya konabilir. Ama seçimi kazanın iktidardayken yapmak istediğini yaptığı bir memleket bizimkisi. Ve işte bizde yaşadığımız ülkenin yönetecileri kadar demokratız. Ne yazık ki; durum böyle...


