fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Y.Arslan Çınar // Günlerin Getirdiği

HAYATIN YARISI SÖYLEMEKSE, DİĞER YARISI DA YAZMAKTIR... [Anonim]

Memurun Siyaset Yapma Yasağı Kaldırılsın!...

memur 

Dünyaya bakıyoruz. Bütün öncü hareketler ya Avrupa'dan geliyor. Ya Amerika'dan... Bizse sürekli arkadan takip eden araç durumundayız. Bugün hala beğenmediğimiz Amerika bile ten rengi sorununu İnsan Hakları Bildirgesiyle aşarken... Bizler daha yeni yeni açılımdan bahsediyoruz. Be hey avanak diye sormazlar mı? adama. Sen daha 1.5 milyon olan memuruna siyaset yapma hakkı tanımıyorken, kalkıp geçici heveslerin peşine düşüyorsun. Varyasyonlarımızın bile -normal koşullara ters düşüyor. Birileri kalkıp bana: Hollanda da 2-3 dil birden konuşuluyor - bizde neden olmasın? diye sorabilir. (Netice de TRT Şeş yayına gireli çok oldu.Artık çok geç gözükebilir. Ama geç değil) Asıl değinmek istediğim şey alışılmış. Toplumca kanıksanmış durumlar sorunlar ortaya çıkarmaz kendi başına. Bizler daha kavga etmeden -birbirimizi dinleyerek siyaset yapmayı öğrenememiş -benimseyerek sindirememiş bir milletiz. Ufak bir anlaşmazlıkta hemen kavga dövüşe döküyoruz işi. İşte açılım denen Kürt sorununun sonunu ben yine böyle görüyorum. Ve tarihe not düşüyorum yazımla... Gelen geçen günler umarım beni yanıltır. Bende artık iyi şeyler olmasını istiyorum bu memleketin bir evladı olarak.

Ele alın var olan tarihsel süreci. Şöyle toparlayın kafanızda. Ortalama her 15-20 yılda darbe yemiş. İhtilalller atlatmış vatantopraklarımız ve insanlarımız. Her yeni şeyde. Yapılmaya çalışılan her atılımda önü kesilmiş projelerin. Örnek almak istersek bir yığın var. Mesela devrim arabaları hikayesi. Filmi de yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti'nin numune yapılması için Devrim arabasına ayırdığı ödene o zaman için 1.5 milyon. Ama arap atı ithali için ayırdığı ödenek 26 milyon. Yav anam babam. Ya ben matematik bilmiyorum. Ya da memleketin siyasetçilerin çoğunun kafası çalışmıyor. İşte tam ikisinin ortasında -hani vicdanlı namuslu olmaya çalışan cesur insanların kandırıldığı bir yer vardır. Cep dediğimiz parayı içine akıtan zıkkım şey. İşte o dönemde "Devrim Arabaları Projesi"ne ayrılan asıl ödeneğin yüklü bir bölümü bazı mevkiilerdeki kişilerin ceblerihe aktı -akıtıldı. İsteyenler filmi izleyip olayı anlayabilir. İnternette gezinip araştırabilir ülkesinin yakın tarihini...

Ellerimizde içi boşaltılmış çok gerçek; bizim bilmemizin diğer pek çok kişinin çıkarıyla çakıştığı birsürü noktalar dizisi var. Hepsinin amacı... Susmamız, cahil bırakılmamız, Nazım Hikmet'in şiirinde dediği gibi "gocuklu celep gelince hemen sürüye katılmamız için..." yapılıyor. Başkaldırı safhasına geldim sayılır. Susmaktan. Halen bazı siyasi kitapların yasak yayın olduğu için el altında tezgahlardan satılmasından. Merdiven altı ticaretin tıkır tıkır işlemesinden...

Karl Marx'ın ünlü eseri Das Kapital'in hala üstünden 1 ASIRI AŞAN ZAMAN GEÇMESİNE rağmen ülkemizde yasak yayınlar içerisinde yer alıyor. Güler misin? Ağlar mısın? karar vermek zor. Bir kitap insanı ne kadar zehirleyebilir. En fazla ufkunu açar. Yeni fikirler verir insanlara. İşte onlarda sömürülen halkın ufkunun açılıp zehirlenmesinden korkuyor. Bindikleri lüks arabalarının ellerinden, oturdukları şatafatlı evlerinin anahtarlarının alınmasından çekiniyorlar. Unutmasınlar ki: korkuların en büyüğünü kaybedeceği şeyler olan insanlar yaşar.

Halkımın canından başka kaybedecek hiçbirşeyi yok. Hele de hergün mitinglerde "A Ç I Z    H Ü K Ü M E T   D U Y   S E S İ M İ Z İ ! " tişötleri giyerek protesto yürüyüşü yaparken neden korksun.

Ve ben sade bir memuru olarak tek şey istiyorum siyasetçilerden, aydınlardan ve onuru için yaşayan insanlardan.

Sayısı 1.5 milyonu bulan çoğu okumuş memur arkadaşlara siyase yapma hakkı tanıyın. Bakın işte o zaman bazı çözümlenemeyen kritik problemler nasıl çözülüyor görün. Bir memur olarak istediğim tek şey memurun siyaset yapma yasağı kaldırılsın. Belki sonuçları iç çatışmalara da neden olacaktır. Ona rağmen göze alınıp asıl açılım siyaset yapma yasağının kaldırılmasıyla yapılmalı. İşte o zaman eminim, bazı şeyler değişmeye başlayacaktır Atatürk'ün şehitlerimizle beraber kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde...

Bakmakta olduğunuz sayfa başta siyasi konular olmak üzere, az çokta güncel sorunların yorumlandığı kişisel bir blogtur. Site içerisindeki bütün metaryaller emeğe saygı ve etik açıdan kaynak gösterilmek suretiyle kullanabilir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. İletişim için arslancinar@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. "Y.Arslan Çınar // Günlerin Getirdiği - Yayına Geçiş Tarihi: 25 Ocak 2009 ©"