Hayatta Hiçbirşeyin Garantisi Yok!
Geçen hafta Kadıköy'e gitmiştim. Akmar'dan bir kitap alıp, ufakta bir işim vardı onu görüp, rıhtımın karşısındaki Kadıköy otobüs durağında mahalleye giden peronda sıraya geçip otobüsün gelmesini beklemeye başladım. O sırada önümde tekerlekli sandalye de 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu seslendi. 'Anne belim ağrıyor. Dik oturacağım. bana yardım et!' dedi. Annesi çocuğu koltuk altlarından tutup koltukta daha rahat oturacağı bir pozisyona getirdi. Sonra otobüs geldi, şoför kapıları açtı. Herkes birer ikişer binerken, bir genç arkadaşla beraber biz tekerlekli sandalyedeki küçük kızı otobüse taşıdık. Arkada annesiyle beraber yanyana oturabileceği bir koltuğa oturttuk küçük kızı. Sandalyeyi de genç arkadaş katlayıp, otobüsün koltuğundaki yandaki boşluğuna sıkıştırdı. Annesi ve küçük kız bize teşekkür etti. Sonra otobüs hareket etti. Mahalleye geldik. Ben onlardan önce indiğim için bir daha yardım etme şansı bulamadım. Otobüste giderken, küçük kızın ve annesinin hayatını düşündüm. Birde arada sırada küçük kıza bakan yolcuların bakışlarını. Herkes acımayla karışık bir merhamet duygusuyla bakıyordu küçük kıza. Bu duruma sinirlendim. Çünkü; küçük kızın hayatı bizimkilerden farklı olacak. Ayaklarını eğer tıbbi koşullar imkanlar dahilinde iyileşemezse bir daha kullanamayacak. Ve hayatı boyunca ona yük olacak. Hem ağırlık olarak, hemde psikolojik olarak. Netice de; küçük kız durumdan rahatsız olup kafasını önüne eğdi bir süre sonra...
Bindiğim otobüste bacakları tutanlar ayakta 45 dakika bazen 1 saat süren yolculuğa zor dayanırken, böyle özel durumda olan kişiler için, farklı donanımlara sahip, uygun otobüslerin hemen faaliyete sokulması gereklilikten öte şart! Hayata 1-0 geriden takip eden engelliler için bir de 'sosyal devlet politikası' söylemleri yapan belediyelerden gelen bu tedbirsizlik sonucu hayata karşı skor tabelası 2-0'a taşınıyor. Bu şartlar altında engelli kardeşlerimiz okula gidip eğitim almaya, dışarı çıkıp dolaşmaya, ihtiyaçlarını giderip yaşamaya çalışacak. Mümkün mü bu? Türkiye'de bir belediyenin tutturduğu kaliteyi bir diğerinin tutturmasını beklemek boşa beklemek olur! Çünkü: her belediyenin ödeneği farklı, her belediyenin partilere göre duruşu farklı, her belediyenin yaptığı ihalelerde yolsuzluklarla paraları aktardığı cepler farklı. Bu gibi nedenleri yan yana koyarsanız önünüze bir fotoğraf gelir. Yanında küçük kızın fotoğrafı... İkisini yanyana koyup birlikte bakarsanız... Herşeyi daha iyi anlar ve kavrarsınız...
Uzun lafın kısası arkadaşlar: hayatta hiçbirşeyin garantisi yok!...


