fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Y.Arslan Çınar // Günlerin Getirdiği

HAYATIN YARISI SÖYLEMEKSE, DİĞER YARISI DA YAZMAKTIR... [Anonim]

Türkiye'de Gazetecilik,

azeteler Gazete okuma alışkanlığını üniversite yıllarında [önlisans] yaparken edindim. 2003-2005 arası dönemde yazarları, attığı manşetlerle ve haberleriyle 3 gazete ön plandaydı o zamanlar. O dönemin ilk üçü benim için; Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet'ti. Düzenli gazete okuyanlar bilirler. Cumhuriyet gazete fiyatına pekte ufak olmayan bir zam yapınca tirajında ciddi bir düşüş oldu. İşte o anda Cumhuriyet kafamdaki yerini fiyatına yapılan zama endeksli olarak kaybetti. Hürriyet onun yerini aldı direkt. İşte o zamanlar Emin Çölaşan ve Bekir Çoşkun'un yazılarını hergün sıkı bir şekilde okumaya/takip etmeye başladım. Ta ki: Doğan/Erdoğan çekişmesi patlak verene kadar. Emin Çölaşan Hürriyet'ten türlü dalaverelerle kapı dışı edilmeye çalışıldı. Nedeni: AKP'ye karşı birilerinin yaptığı malum muhalifliği yapmış olmak. Sonra bu durumu 'Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi' isimli kitabında ayrıntılarıyla yazdı. Hey babam hey! dedim okuyunca; neler dönüyor medya da millet haberi yok. Önce yazıları makaslanmış. Ardından üstü kapalı tehditler, bakmışlar o da olmuyor, Aydın Doğan para teklifinde bile bulunmuş, öyle ufak paralar değil, başındaki rakam yazılmamış bol sıfırlı açık bir çek. Al git, hayatını yaşa! cümlesi eşliğinde... Türkiye'de okuyacak gazete gerçekten az. Ya okunacak gazete -alınıp okunmayacak kadar pahalı. Ya da okunacak gazetedeki yazarlar çeşitli baskılar altında. Sonra bir çekişme de 'satılık kalemşörler' lafı bir ağızdan diğerine. İstediğiniz böyle bir düzenken, büyük başlar sonra taban tabana zıt böylesine bir çekişmenin içerisine giriyorlar. Bu ne lahana, bu ne perhiz! diyesi geliyor insanın. Alternatifler tükenmeye devam edince üçüncü, birincinin yerini aldı. Adliyeye girince Sabah okuyucusu olduk sonraları. Ve anladım ki: bizim topraklara tercihler çoğladıkça bir kalitesizlik her yere yayılıyor. Bulaşıcı bir hastalık gibi. Bu koşullar altında Türkiye'de yazanın da, okurun da işi zor. Alternatifse; internetteki özgür internet haberciliği ve blog yazarlarının yazıları... 

Bakmakta olduğunuz sayfa başta siyasi konular olmak üzere, az çokta güncel sorunların yorumlandığı kişisel bir blogtur. Site içerisindeki bütün metaryaller emeğe saygı ve etik açıdan kaynak gösterilmek suretiyle kullanabilir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. İletişim için arslancinar@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. "Y.Arslan Çınar // Günlerin Getirdiği - Yayına Geçiş Tarihi: 25 Ocak 2009 ©"