Büyüklere Masallar: "Ergenekon Davası!"
Zamanlar değişebilir, ama tarihsel gerçekler asla değişmez. Burjuvazi eskidende vardı. Bugünde var. Proleter -işci sınıfının var olupta değişime uğradığı gibi. Tek fark modernleşmedir. Kapitalizm türlü kılıflarıyla yine karşımızda. Büyük şirketler bile iflas ediyor artık. Sonuç basit. İşsizliğe bağlı küresel kriz. Peki Türkiye'de nasibini almadı mı? bu ekonomik buhrandan. Aldı tabii ki: hemde falzasıyla. Dış borçu attı. İşsizlik tavan yaptı memlekette. Yabancı yatırımcı teşviklere rağmen yatırım yapmıyor ülke topraklarına. Diğer ülkelerde vergi indirimleri, bedava arsa tahsisleri gırla giderken -manipüle edilen girişimciler -Türkiye'ye yapılacak istihdama dönük yatırımları o ülkelere kaydırıyor. Engelleyici faktörlerin başını da ergenekon masalı çekiyor. Yazan, çizen belli değil. Ama oyuncular çoktan seçilmiş. Ülkesini seven, Atatürkçü, Kemalist görüşlü tüm aydın insanlarımız. Davanın süreci çok bildik işliyor. Baktın ekonomi kötüye gidiyor. Tut bir kaç aydın yazar, çizer, komutanı. Tık cezevine! Hakkında asılsız iddialar, iftiralar at! Çamur at izi kalsın yeter! Senaryonun hazırlanışı ve uygulanışı yemek tarifi kadar kolay. İç acıtan bir başka yanı da bu zaten.
Böyle bir ortamda siz yerli ya da yabancı bir girişimci olsanız. Paranızı bağlar mısınız? bu topraklara. Güvenebilir misin? dışardan talimatlarla yönetilen bir iktidara. Cevabı bulmak çok zor değil. Acı faturanın kime kesildiğini görmek gibi... [halk]
Ergenekon dış güçlerle organize edilen, işbirlikçi hükümet tarafından uygulanan, ülke çıkarları yerine menfaatlerini düşünen medya patronlarınca hergün çarşaf çarşaf servis edilen uyduruk, sözde bir masal. Artık el çektim. Haberleri bile izlemiyorum. İçinde ergenekon geçen gazetelere bile el sürmüyorum. Saçmalığın neresinden ele alırsanız alın. Saçmalık saçmalıktır.
Eskiden daha çocukken, büyüklerimiz masallar anlatırdı. Bizde ağzımız yarı açık hayretler içinde dinlerdik. Sözde Ergenekon davasını da küçükken dinlediğimiz çoğu yalan hikayelerden oluşan masallara benzetiyorum ben. Hikayeyi anlatan dışındaki [kurgu, hatta kişilerine üzerine kondurulan her olay] palavradır.
Şimdi Ergenekon olayını ele alalım. Tutuklalanların içinde Çağdaş Yaşamı Destekleme çalışanları var. Buna karşılık Fettullah'ın Işık Okulları'ndaki talebeleri yok. Gözaltına alınanların içinde Atatürkçü Düşünce Derneği yetkilileri var. Fakat Anadolu Gençlik Derneği görevlileri yok. Madem: illegal faaliyetlerden söz ediyoruz. Yasadışı işlerin babası bu örgütlerde yuvalanıyor. Şüphesiz insanın aklına: hukuk gözüyle olaya bakan devletin sorumlu kişilerinin yanlı davrandıkları akla geliyor. Eğer öyleyse "sol" hala tehlike olarak algılanıyor demektir... İşin başka garip bir tarafı da ülkeyi aydınlığa sürüklemeye çalışan insanlara "prangalar" vurulurken- akabinde Avrupa Birliği'ne gireceğiz naralarının atılmasıdır. Hemde bu çığlıkları atanlar bir zamanlar Avrupa Birliği - Hristiyan Kulubü'dür diyenlerden geliyor. Memleketin hail içler acısı. Tezatın bu kadarını Afrika'daki iç savaş yaşayan devletlerle de bile göremezseniz. O yüzden malzeme bol. Rahat rahat izleyin televizyonlarda, sakin sakin okuyun gazetelerde... [gençliğin çoğu koltuğundan kalkamadığı için bir isyanı ben ancak rüya olarak görüyorum bu ülkede- sözlerimdeki alay geçme de sözde gençliğedir. İsteyen üstüne alınır, istemeyen alınmaz... olay tamamen sizin kendinizi hangi sınıfa dahil ettiğiniz ile ilgili...]
Aslında masalın kurculanması gereken birçok bölümü, kişisi, vurgulanması gereken birçok yanlışları mevcut. Bu davayı [tutuklulan aydınlarımız dışında] önemsemiyorum benı. Kısaca kendimce uygun gördüğüm bazı yerlerine değindim. Gerisi hergün bu masalı izleyenlere kalmış... İyi seyiler,



